15 Temmuz'da Maltepe 2'nci Zırhlı Tugay Komutanlığı'ndaki olaylara ilişkin davada karar açıklandı

15 Temmuz’da Maltepe 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndaki olaylara ilişkin davada karar açıklandı

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 15 Temmuz darbe girişimi esnasında 9 eski subayın görevlendirildiği Maltepe 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda yaşananlara ilişkin Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen dava karara bağlandı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada bazı tutuklu sanıklar ile avukatları hazır bulunurken, bazı tutuklu sanıklar SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.

“Telefonumda bulunan programları silmedim, çünkü suçlu değilim”

Duruşmada esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan tutuklu sanık Necati Soner Sutmak, “Askere elindeki silah gücünü kesinlikle kullandırtmadım. Emrim altındaki askerlere ‘Yaralansanız bile halka ateş etmeyecek, silah kullanmayacaksınız’ dedim. Hatta tanık er Veysel Ateş bile ifadesinde bunu doğrulamıştır. Vatandaşı sakinleştirmek, sükunete erdirmek, darbe teşebbüsüne engel olmaya yönelik eylemlerdir. Her şey bir kenara halkımızla hareket ettiğimizden ötürü tek bir kişi bile hakkımda şikayetçi olmamıştır. 19 Temmuz Salı gününe kadar normal mesaime devam ettim, kaçmadım. Telefonumda bulunan programları silmedim, çünkü suçlu değilim. Darbecilerle herhangi bir ilişkim yoktur. İddia makamı o geceki yüzlerce eylemimin sadece ikisi alınmış ve cımbızla çekilmiştir. Halbuki diğer eylemlerimle bir bütün olarak bakılsaydı hepsinin darbe teşebbüsünü engellemeye yönelik eylemler olduğunu göreceklerdir. Tahliyemi ve beratımı talep ediyorum” dedi.

“Birlikten ayrılmanın yollarını aradım”

Tutuklu sanık Yüksel Koçak ise savunmasında, “Yıllarca tutuklu kalmamın sebebi bir asker olarak emre itaat etmemdi. Amirim ‘Genelkurmaydan bir emir geldi, başka bir kışlaya gideceksin’ dedi. Ben de emire itaat ettim. Birliğe gittiğimde kesinlikle darbe girişiminden haberim yoktu. Darbe olduğunu anladığımda emir aldığım zaman ben kendimi irtica ettim. Birlikten ayrılmanın yollarını aradım. Ne 2008 öncesi ne de sonrası FETÖ ile bir bağlantım olmamıştır. Telefonumdan aranma durumunu ise şöyle değerlendirin başkanım. Yıl 2008 ve o zamanlar doğu görevlerinde bulunuyorduk. Telefonumuz çekmiyordu ve kimin telefonu çekiyorsa, birlik içinde çeken kişinin telefonunu kullanıyorduk. Belki birlik içinden biri aramıştır. Yaklaşık 6 yıldan beri tutukluyum. Gençliğimin en güzel yıllarında Siirt, Şırnak, Hakkari gibi şehirlerde terörle mücadele ettim. Ben çok sevdiğim mesleğimden ve ailemden koparıldım. Bu tutuklama fazlasıyla cezaya dönüşmüştür. Sayın başkanım vicdanınıza sesleniyorum, adalet istiyorum, hukuk istiyorum. Öncelikle tahliyemi, ardından beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

4 sanık hakkında 15 yıl, 5 sanık hakkında 13 yıl 4 ay hapis cezası

Mahkeme, tüm sanıkların eylemlerinin ‘anayasayı ihlale teşebbüse yardım’ suçu aşamasında kaldığına kanaat getirdiklerini belirterek, sanıklar Abdullah Sezgin, Fatih Hacıpaşalıoğlu, Hakan Bolat ve Hakan Erol’un 15’er yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Heyet, sanıklar Ali Cömert, Celil Aybar, Hakan Tanrıkoluoğlu, Necati Soner Sutmak ve Yüksel Koçak’ın ise 13’er yıl 4’er ay hapis cezasına çarptırılmalarına ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

Davanın geçmişi

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde 14’ü tutuklu, 12’si tutuksuz toplamda 26 sanığın yargılandığı dava, 23 Mart 2018’de karara bağlandı. Davada eski Yarbay Hakan Bolat, eski Binbaşılar Hakan Tanrıkoluoğlu ve Hakan Erol, eski yüzbaşılar Selim Çalışkan, Abdullah Sezgin, Ali Cömert, Celil Aybar, Fatih Hacıpaşalıoğlu, Yüksel Koçak ve Teğmen Süleyman Polatöz ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Eski Yüzbaşı sanık Olgun Yıldız’ı ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptıran heyet, eski yüzbaşı sanık Necati Soner Tutmak’ın bu suçtan beraatına, ‘terör örgütüne üye olmak’ suçundan ise 7 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetmişti.

Mahkeme, sanık eski Üsteğmen Murat Karakaş, uzman çavuşlar Muhammet Murat Duman, Selçuk Başeğmez ve Necettin Keleş ile erler Mertaş Çilali, Aykut Daşdemir, Selçuk Sarıkaya, İbrahim Can, Süleyman Fidan, Cihat Taştan, Yunus Emre Karapınar, Mehmet Yılmaz ve Astsubay Süleyman Akgün’ün tüm suçlardan beraatına, eski Astsubay Murat Akkaya hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığına karar vermişti. Beraat kararı verilen tutuklu sanıklar Süleyman Akgün ve Murat Akkaya’nın tahliyesine karar veren mahkeme, hapis cezası alan 12 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetmişti. Heyet, firari sanık eski Yarbay İsmail Girgin’in ise dosyasını ayırmıştı. Yerel mahkemenin kararını inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesi, eksik soruşturma ile hatalı değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle 9 sanık yönünden kararın bozulmasına hükmetmişti.

Sema Demir

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.