Nilgün Kasapbaşoğlu: Bir sürü güzel şey gitti!

Altı yaşında Nejat Saydam’ın yönettiği ‘Bülbül Yuvası’ (1961) filmiyle sinemaya adım atan, 1962 yılında Muhsin Ertuğrul’un yönettiği ‘Macbeth’ oyunuyla çocuk yaşta Şehir Tiyatroları kadrosuna giren Nilgün Kasapbaşoğlu, 2009’da Metin Akpınar’la birlikte komedi türündeki ‘Papatyam’ ve 2012’de ‘Huzur Sokağı’ dizilerinde rol aldı.

İki senedir koronavirüs pandemisi sebebiyle evde olduğunu belirten ünlü isim, “Sanatçının emeklisi olmaz, evde oturmaya alışık değiliz. Pandemide iki sene boyunca evde olunca ‘Ruh sağlığım bozuldu’ dedim en sonunda. Bir işe yaramaz gibi hissediyorsun. Bir sürü yeni beceriler elde ediyorsun; hamur nasıl açılır, örgü nasıl örülür? Okuyamadığın kitaplar devreye giriyor, seyredemediğin filmlere bakıyorsun’ dedi.

“ARTIK BAŞLIYORUM”

Pandemi sebebiyle gelen tekliflere ‘Hayır’ dediğini ama artık hazır olduğunu söyleyen Kasapbaşoğlu, “Şu anda bir proje yok. Gelen şeyleri kabul etmedim ama artık başlıyorum” açıklamasını yaptı.

“BANA BAKIN, OMUZUM ORASI!”

“Her rolümde, içimin istemediği, içime sinmeyen rolleri de içinde kendimin sevmesi gereken bir nokta bularak oynadım” diyen 67 yaşındaki sanatçı, “Ekip işi yapıyoruz. Oyuncu, iyi oyuncuyla oynamayı ister. Rol arkadaşın ve o alışveriş önemli. Bazı gençler omuza bakıyorlar. ‘Ben buradayım, bana bakın, omuzum orası’ diyorum. Göz göze oynamak çok önemli bir şey” ifadelerini kullandı.

“İSMAİL HACIOĞLU’NU ÇOK BEĞENİYORUM”

Son dönemde tiyatroya ilginin çok olduğunu dile getiren Nilgin Kasapbaşoğlu, “Bütün okulların, yüksek okulların tiyatro bölümleri oldu ama ben o gençlere üzülüyorum. Çünkü yapacak tiyatroları yok. Hepsi sadece aşkla gidiyorlar. Çok oyun seyrediyorum. Gidiyorum minicik salonlar, salon kiraları çok yüksek. Yapıyorlar ve gençleri o yüzden çok takdir ediyorum” açıklamasını yaptı.

Çalışan gençleri çok sevdiğini belirten usta oyuncu, “Beğendiğim ve çok iyi oyuncular var. İsmail Hacıoğlu’nu çok beğeniyorum” şeklinde konuştu. Hacıoğlu, şimdilerde ‘Mahkum’ dizisinde sergilediği performansla beğeni topluyor.

“HERKESİN ELİNDE BİR TELEFON”

Teknolojiyi doğru kullanmak gerektiğine inandığını belirten sanatçı, sosyal medyayla ilgili düşüncelerini şöyle anlattı:

Ben sanal dünyayı o kadar sevmiyorum, bir sürü ilişkilerin bittiğini görüyorsun. Tabii kullanıyoruz, yararlanıyoruz, bir şey soracağımız zaman açıyoruz ona soruyoruz. Bize yol gösteriyor ama o kadar. Resmimizi paylaşıyoruz işte o kadar. Bir yerde otururken görüyorum herkesin elinde bir telefon. Sohbet etmek bitti, komşuluk bitti. Bir sürü güzel şey de gitti bu sosyal medyayla beraber. Her çocuğun elinde bir oyun. İsim şehir oynayan çocuklarız biz, kapı önlerinde oynayan çocuklarız biz. Şimdi çok elektronik bir şeye doğru gidiyor. Ben pek sevmiyorum. nimetleri var ama ben sevmiyorum. ‘Doğru kullanmak gerektiğine inananlardanım’ diyeyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.